|

Asgari Geçim İndiriminde Hatalı Bir Düzenlemeye Adım Adım…

Mümin TÜYSÜZOĞLU
Eski Baş Hesap Uzmanı, Yeminli Mali Müşavir mumint@pdymm.com

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere, 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun(1) ile Gelir Vergisi Kanunu’nun(2) mükerrer 121. maddesinde düzenlenen ücretlilerde vergi indirimi uygulaması kaldırılmış ve yerine 01.01.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere asgari geçim indirimi uygulaması getirilmiştir. Asgari geçim indirimi uygulaması Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenmiş olup, uygulamaya ilişkin açıklamalar da 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde(3) yapılmıştır.

Ancak 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde, 5084 sayılı Kanun(4) ile yatırım ve istihdam teşvik edildiği bölgelerde teşvik kapsamında olan işverenlerin yanında çalışan ücretlilerin uygulamadan yararlanıp, yararlanamayacağı veya yararlanacaklarsa nasıl bir uygulama yapılacağına değinilmemiştir.

Söz konusu teşvik kapsamında çalışan işçilerin belirsiz durumuna ilişkin olarak, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 8. maddesinde yeni bir düzenleme içermektedir.

İlgili Yasa Tasarısı 04.02.2008 tarihi itibariyle TMMM’ye gönderilmiş olup, 07.02.2008 tarihi itibariyle 1/514 esas numarası ile Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanmış ve halen komisyonda görüşülmektedir(5).

Söz konusu Yasa Tasarısı’nın 8. maddesinde yer alan, 5084 sayılı Kanun kapsamında çalışan ücretlilerde asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin düzenlemenin aynen yasalaşması halinde, hatalı ve eksik bir uygulama hayata geçirilmiş olacaktır.

II- TASLAK DÜZENLEME

Yatırımların ve istihdamın teşviki kapsamında istihdam edilen ücretlilerde asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin taslak düzenleme, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 8. maddesinde;

“Madde-8: 31.12.1960 tarih ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun;

d) Geçici 71. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici Madde-72: 29.01.2004 tarih ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3. maddesi kapsamında istihdam edilen işçiler hakkında, Kanun’un 32. maddesine göre hesaplanan asgari geçim indiriminin %40’ı uygulanır.”(6)

şeklinde öngörülmektedir. Söz konusu düzenlemenin gerekçesi ise,

“Maddeyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi ile 01.01.2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere getirilen asgari geçim indiriminden, 29.01.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin ne şekilde yararlanacakları hususuna açıklık getirilmektedir. 29.01.2004 tarih ve 5084 sayılı Kanun’da öngörülen gelir vergisi tevkifatı teşviki göz önünde bulundurularak, bu kapsamda istihdam edilenlerin ücretlerinden kesilecek gelir vergisinin hesabında esas alınacak asgari geçim indirimi tutarı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesine göre bulunacak tutarın %40’ı olarak dikkate alınması öngörülmektedir.”(7) şeklinde ortaya konmaktadır.

Taslak düzenlemenin bu haliyle yasalaşması durumunda, gerçek usulde vergilendirilen diğer çalışanlardan hiç bir farkı olmayan, teşvik kapsamında istihdam edilen işçiler, gelir vergisi tevkifatının teşviki gerekçesiyle, asgari geçim indirimi uygulamasından % 40 oranında faydalanması söz konusu olacaktır.

III- MEVCUT ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ UYGULAMASI

Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde, asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilmektedir. Uygulamada asgari geçim indirimi tutarı;

Ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5’i, diğer çocuklar için % 5’i olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanmasıyla belirlenmektedir. Bu şekilde belirlenen tutar da Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılarak sonucu bulunan indirim tutarının 1/12’si tutarında aylık olarak hesaplanmakta ve gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle ücretliye ödenmektedir. Diğer taraftan, asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmamaktadır.

Asgari geçim indirimi uygulaması, 2008 yılından itibaren elde edilecek ücret gelirlerine uygulanmak üzere, 01.01.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

IV- YATIRIM VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ UYGULAMASINDA GELİR VERGİSİ STOPAJI TEŞVİKİNİN NİTELİĞİ

Yatırım ve istihdamın teşviki kanunu ile Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nca 2001 yılı için belirlenen fert başına gayri safi yurt içi hâsılat tutarı 1.500 ABD Doları veya daha az olan ve sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre endeks değeri eksi olan toplam 49 il ve 2 ilçede, enerji desteği, bedelsiz yatırım yeri tahsisi, sigorta işveren hissesi yanısıra gelir vergisi stopajı da teşvik edilmiştir.

Kanun kapsamındaki il ve ilçelerde, 01.04.2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayanlar ile 01.04.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, bu il ve ilçelerdeki işyerlerinde en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla istihdam ettikleri tüm işçilerin ücretleri üzerinden organize sanayi ve endüstri bölgelerindeki işyerlerinde tamamını, diğer yerlerdeki işyerlerinde ise % 80’ni tutarında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmaktadırlar.

Bu şekilde hesaplanan tutar verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmek suretiyle işveren teşvik edilmektedir.

Ancak önemli bir husus gözden kaçırılmamalıdır ki, bu şekilde hesaplanan tutar, işçinin brüt ücretinden kesilmek suretiyle işçi değil, tersine verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmek suretiyle işveren için bir finansman teşvikidir. Ücret üzerinden gelir vergisi kesintisi hesaplanmakta, kesilmekte fakat işveren tarafından ödenmemektedir. Bir başka deyişle gelir vergisi kesinti tutarı işletmeye kalmaktadır.

Konuyu bir örnek yardımıyla incelediğimizde;

Kapsama dahil Sivas ilinde organize sanayi bölgesinde faaliyette bulunan ve 10 işçi istihdam eden (X) Ltd. Şti., işçilerin tamamı için % 100 oranında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmaktadır. İşçilerin her birinin 700,00 YTL brüt ücret aldığı varsayıldığında, ücretleri üzerinden kesilmesi gereken gelir vergisi tutarı, bir işçi için 89,25 YTL olarak gerçekleşmektedir. (X) Ltd Şti’nin muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek üzere terkin edilecek tutar, işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan vergi tutarının %100’ü ile işçi sayısının asgari ücret üzerinden hesaplanan verginin çarpılması sonucu bulunan tutardan düşük olanıdır. Bu durumda,

İşçi Sayısı…………………………………………………………………….. : 10 kişi,
Toplam İşçi Ücretleri Gelir Vergisi……………………………….. : 892,50 YTL,
Asgari Ücret Gelir Vergisi……………………………………………. : 77,57 YTL,
Asgari Ücret GV x İşçi Sayısı…………………………………………… : 775,70 YTL,
Mahsup Edilebilecek Tutar………………………………………………. : 775,70 YTL

olacaktır. Söz konusu 775,70 YTL (X) Ltd. Şti’nin muhtasar beyannamesinde tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek üzere terkin edilecektir. Dolayısıyla, (X) Ltd. Şti. ödemesi gereken verginin terkin edilmesi suretiyle teşvik edilmektedir.

Bu durumda, (X) Ltd Şti’nin çalışanlarının ücretlerinde;

Brüt ücret…………………. : 700,00 YTL
SSK primi…………………. :  98,00 YTL
İşsizlik primi………………. :    7,00 YTL
Gelir vergisi………………. :   89,25YTL
Damga vergisi…………… :    4,20 YTL
Net ücret………………….. : 501,55 YTL

gelir vergisi kesintisi yapılmakta ve teşvik uygulaması sonucunda da görüldüğü üzere çalışanların ücretlerinde bir artış bulunmamaktadır.

V- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Yatırımın ve istihdamın teşvik edildiği il ve ilçelerde çalışanların ücretlerinden gelir verigisi tevkifatı yapılmakta, ancak, işverenlerin belirli koşulları taşımaları halinde belirli oran ve tutarda muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmek suretiyle işveren teşvik edilmektedir.

Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesi ve tevkifata tabi tutulması halinde asgari geçim indiriminden yaralanılabilmektedir. Dolayısıyla, teşvik kapsamında olan işyerlerinde çalışanların ücretlerinin gerçek usulde vergilendirilmesi ve tevkifata tabi tutulduğuna göre, ücretlilerde vergi indiriminde olduğu gibi, asgari geçim indiriminin tamamından yararlanabilmeleri gerekmektedir.

Bu bağlamda tevkifatın terkini ile, işverene sağlanmış bir finansal teşvikten ötürü söz konusu yerlerde çalışan işçilerin ücretinden, gelir vergisi tevkifatı yapılmasına rağmen, asgari geçim indiriminden % 40 oranında yararlandırmanın adil bir uygulama olmayacağı ve asgari geçim indirimi uygulamasının amacı ile de bağdaşmayacağı kanaatindeyiz.

Bir önceki bölümde yer alan örnekteki çalışanın eşinin çalışmaması ve 3 çocuğunun bulunması halinde asgari geçim indirimi tutarı aylık 73,00 YTL olacaktır. Ancak çalışan, işverenin 77,57 YTL teşvik edilmesi sebebiyle, söz konusu taslak düzenleme ile asgari geçim indirimi 43,80 YTL azaltılacak ve ücretlinin yaralanabileceği asgari geçim indirimi tutarı 29,20 YTL olarak hesaplanacaktır. Uygulamanın böyle yapılması halinde, işverene tanınan bir finansal teşvikten ötürü işçinin hakkı da sınırlanmış olacaktır.

Ayrıca teşvik kapsamı dışında çalışan ücretliler ile eşit olmayan bir uygulamanın yapılması, söz konusu il ve ilçelerde, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırılması, verimliliğin arttırılması, sosyal gelişme gibi amaçlar ile de çelişmektedir.

Bu çerçevede yasal olarak mevcut yasal düzenlemeler yeterli olup, Maliye Bakanlığı’nın yetkisini kullanmak suretiyle eşitsizlik yaratmaksızın bir düzenleme yapmasının daha yararlı olacağı kanaatindeyiz.

Kaynaklar:

1* 04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2* 06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
3* 04.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
4* 06.02.2004 tarih ve 25365 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
5* TBMM resmi internet sitesi
6* TBMM resmi internet sitesi
7* TBMM resmi internet sitesi

Bu yazı Yaklaşım Dergisinin / NİSAN 2008 / Sayı: 184 da yayımlanmıştır.

Bu yazı yoruma kapalıdır.